Babadan Çocuğa Yapılan Satış Kardeşler Tarafından Bozulur mu? konusu oldukça merak edilen konular arasında yer almaktadır. Bu durum genelde baba öldüğünde diğer kardeşler tarafından miras davalarına konu edilen davalar arasında yer almaktadır. Baba sağ iken oğluna satış yolu ile devrettiği mülkler hakkında baba vefat ettiğinde diğer çocuklar hak sahibi olmak amacı ile miras davası açma yoluna gitmektedir.

Babadan Çocuğa Yapılan Satış Kardeşler Tarafından Bozulur mu?

Geçmiş zamanda yapılan bu satış işleminin daha sonraki zamanlarda iptali istemi ile bir takım davalar açılmaktadır. Aslına bakılır ise bir babanın çocuklarına bir takım gayrimenkullerini satması pek de olağan bir durum değildir. Hal böyle olunca hakkının yendiğini düşünen diğer miras sahibi kardeşler de buna ilerleyen zamanlarda itiraz etmektedir. Bu işlem satı sözleşmesinin arkasında aslında bir nevi bağışlama işlemidir. Bu işlemlerin bütününe ise muvazaa ismi verilmektedir.

Muvazaalı İşlemler 

Muvazaalı işlemlerin ispatı gerçekleştiğinde hukuken bir anlam ifade etmeyecektir. Baba tarafından evladına aslında bağışlanan yada hibe edilen yerler hukuk anlamında geçersiz olmaktadır. Bu işlemlerin ispatlanması halinde geçersiz işlemler olacağı da aşikardır. Muvazalı işlemlere genel de kız çocuklarına mal vermemek veya erkek çocuklarına daha çok mal vermek isteyen babalar başvurmakta iken artık günümüzde bu tarz işlemlere pek rastlanılmamaktadır.

Muvazaaya Başvurulma Nedenleri ?

Babadan çocuğa hibe edilen ancak satış yapılmış gibi gösterilen mallar ya diğer evlatlardan mal kaçırmak için yapılır yada eski adetler gereği kız çocuklarına maldan az pay vermek adına başvurulan yöntemler arasındadır.  Zaman zaman babalar yanlarında kalan en küçük evlatlarına yada kendilerine bakan evlatlarına diğer çocuklarından biraz daha fazla miras vermek isterler. Bu şekilde baba ile çocuk arasında satış işlemi yapılır. Aslında bir nevi çocuğa bağışlanan bu yerler satış yapılmak sureti ile çocuğa devredilir.

 Babadan Çocuğa Hileli Satış ile Miras Nasıl İspat Edilir ?

Aslında burada hileli satıştan ziyade niyet önemlidir. Zira miras sahibi sağlığında kendi tasarrufunda olan malların bazılarını mirasa bırakmadan çocuklar arasında ayrım yaparak devretmeyi amaçlamaktadır. Baba vefat ettikten sonra diğer kalan miras sahipleri geçmişte satılmış gibi gösterilen ancak gerçekte hibe yolu ile diğer kardeşlere veya aile fertlerine devredilen bu  yerler hakkında dava açılmaktadır. Davada satış işleminin gerçeğe aykırı yapıldığının ispat edilmesi gerekmektedir.

Çünkü bu davaların açılması için miras bırakan tarafın ölmesi gerektiğinden ortada malı üzerine alan mirasçı bulunmaktadır. Bu davalarda ispat hukuku açısında zor olan davalardır. Geride kalan ve davaya konu olan kardeş babasının sağlığında kendisine satış yolu ile devredilen bu yerlerin karşılığında babasına destek olduğunu ve ona para ödediğini, babasının da kendi tasarrufu ile bu yerlerin satışını gerçekleştirdiğini, üzerine aldığı yerlerin o zamanki parasının tamamını ödediğini ileri sürebilir. Burada ispat açısında en önemli delil tanıklar olacaktır. Bir diğer delil teşkil edecek durum ise yemindir.

Satış İşlemi Gerçekse Mirasçılar Hak Elde Edebilir mi?

Hukukumuzda davalıların dava ettikleri konuları ispat etmeleri gerekmektedir. Zira eskiden yapılan hibe satış olarak gösterilmiş ise bunu ispat etmekle yükümlü olanlar davacı diğer kardeşler olacaktır. Kişiler sağlıklarında adlarına kayıtlı malları diledikleri gibi kullanabilir ve satabilirler. Gerçek anlamda baba zor durumda iken onun malını para ile gerçek değeri üzerinden satın alan çocuğun mallarının mirasa konu olması da beklenmemelidir.

Dava Zaman aşımları 

T.C.

YARGITAY

1. HUKUK DAİRESİ

E. 1991/14140

K. 1991/1517

T. 8.2.1991

• MUVAZAA İDDİASI ( Zamanaşımına Tabi Olmaması )

• ZAMANAŞIMINA TABİ OLMAMA ( Muvazaalı İşlem )

818/m.18

ÖZET : Muvazaalı işlem hiçbir hüküm doğurmayacağı gibi zaman geçmekle de geçerlilik kazanamaz. O nedenle zamanaşımına tabi değildir.

 Davacı; gerek dava dilekçesinde, gerekse duruşma sırasında verdiği layıhasında “muvazaa” hukuksal nedenine dayandığını bildirmiş, iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, zamanaşımının gerçekleştiğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne varki, muvazaalı işlemin hiçbir hüküm doğurmayacağı ve böyle bir işlemin zaman geçmekle de geçerlilik kazanamayacağı kararlılık gösteren yargısal uygulamada ve öğretide açıkca vurgulanmış bulunmaktadır. O halde, davanın esasının incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu: üzere reddedilmesi doğru değildir.

Babadan Çocuğa Yapılan Satış Kardeşler Tarafından Bozulur mu? konusunda hazırladığımız yazı hakkında soru ve sorunlarınızı yorum bölümünden yazabilirsiniz. Sorunlu Kiracı En Kolay Nasıl Tahliye Edilir?